Hakkımda…

Yaşayan İnsan Hazinesi

Mehmet Karslı’nın Sanat Yaşamına Genel Bakış: Bir Mücellitin 60 Yılı Aşan Serüveni

Mehmet Karslı, 1951 yılında Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde dünyaya gelmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığınca “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” ünvanıyla onurlandırılmış, Türk cilt sanatının yaşayan en önemli ustalarından biridir. Sanat hayatına henüz 14 yaşındayken, 1965 yılında Ankara’daki Yıldız Ciltevinde başlamış, böylece kitapların büyülü dünyasına adım atmıştır. Bu ilk deneyimini takiben, 1969’da Ziraat Fakültesi matbaasına geçiş yapmış ve 1971-1972 yıllarındaki askerlik hizmetinin ardından görevine geri dönmüştür. Bu erken dönemler, onun mesleki temelini atmasında kritik bir rol oynamıştır.
Karslı’nın sanatsal gelişiminde, dönemin önde gelen mücellitleri Hasan Basri Karayakaylar ve Fuat Onur’dan aldığı eğitimler belirleyici olmuştur. Bu ustaların rehberliğinde, cilt sanatının inceliklerini, kadim sırlarını ve zanaatkârlığın derinliklerini öğrenmiştir. Bu öğrenme süreci, onu sadece bir zanaatkâr değil, aynı zamanda geleneksel bilginin taşıyıcısı ve gelecek nesillere aktarıcısı konumuna getirmiştir. 1981 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) için açılan memuriyet sınavını dereceyle kazanarak matbaa bölümünde göreve başlaması, onun mesleki yetkinliğinin resmî düzeyde de tescillendiğini göstermektedir. TBMM’deki görevi, 1996’daki emekliliğine kadar sürmüş, bu süreçte devletin en önemli kurumlarından birinde cilt sanatına hizmet etme fırsatı bulmuştur.
Emekliliğinin ardından da sanatına olan bağlılığı hiç azalmayan Mehmet Karslı, kendi atölyesinde hem modern hem klasik cilt üzerine eserler üretmeye devam etmektedir. Bu durum, onun sanatını sadece bir meslek olarak değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak benimsediğini ortaya koymaktadır. En önemlisi, kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel Türk cilt sanatını yaşatma misyonunu üstlenerek, bu sanata gönül veren öğrencilere bilgi ve deneyimlerini aktarmaktadır. Bu çabası, kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasında hayati bir rol oynamaktadır.

Mehmet Karslı’nın sanatsal felsefesi, geleneksel ile moderni bir araya getirme arayışında kendini gösterir. Klasik cilt tekniklerinin el yazması eserler için ideal olduğunu belirtirken, kendi eserlerinde deriyi iki mermer arasında inceltme gibi geleneksel yöntemleri titizlikle uyguladığını ifade etmektedir. Ayrıca, eserlerinde 24 ayar altın kullanması, onun işçiliğindeki kalite ve estetik anlayışının yüksekliğini vurgulamaktadır. Karslı’nın Arapça ve Osmanlıca bilmemesi nedeniyle ağırlıklı olarak “Yeni Türkçe” kitapları ciltlemesi, geleneksel bir ustalıkla modern Türk edebiyatı arasında özgün bir köprü kurduğunu göstermektedir. Bu yaklaşım, geleneksel sanatların günümüz koşullarına nasıl adapte olabileceğine dair önemli bir örnek teşkil etmektedir. Karslı’nın kariyeri, 1965’ten 2025’teki sergiye kadar uzanan 60 yılı aşkın bir süreyi kapsamakta, bu da onu hem bir usta hem değişen kültürel manzarada geleneksel sanatın sürekliliğinin simgesi hâline getirmektedir.
Bu bağlamda, Mehmet Karslı’nın kariyerinin uzunluğu ve dönemdaşları üzerindeki etkisi, onun geleneksel bilginin korunması ve aktarılmasındaki merkezî rolünü pekiştirmektedir. Ustalarından aldığı eğitim ve kendi atölyesinde yeni nesillere ders vermesi, Türk cilt sanatının kesintisiz bir aktarım zincirine sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, TBMM gibi resmî kurumlarda çalışmış olması, onun sanatının sadece estetik değil, aynı zamanda ulusal öneme sahip metinlerin korunmasında da değerli olduğunu ortaya koymaktadır. Karslı’nın “Yeni Türkçe” eserlere odaklanırken geleneksel teknikleri kullanması, onun sanatının geçmişin bir kopyası olmaktan öte, yaşayan ve nefes alan bir kültürel ifade biçimi olduğunu kanıtlamaktadır. Bu durum, geleneksel sanatların sadece müzelerde değil, modern kültürel üretimde de yer bulabileceğini göstermektedir.

Eserler

Kişisel Sergi

Ödüller

Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü

Cilt Sanatının Tarihsel ve Kültürel Önemi: Kitaplara Giydirilen Zarafet

Atölyemiz

Türk Mücellit: Mehmet Karslı

Cilt sanatının yapım süreci ustalık, sabır ve teknik bilgi gerektirir. Önce kitabın forması belirlenir, sayfalar dikilir ve kapak altyapısı mukavva ve deri kaplama ile hazırlanır. Sıcak ve soğuk baskı teknikleriyle desenler yüzeye işlenir. Kakma, boyama ve varak uygulamaları cilde derinlik kazandırır. Bu süreçte usta-çırak ilişkisi belirleyicidir; atölye düzeninde bilgi ve beceri kuşaktan kuşağa aktarılır. Kalıp, iğne, işkence, kör alet ve yekşah gibi aletler, ustaların ellerinde sanata dönüşür. Böylece her bir cilt, hem işlevsel hem estetik açıdan benzersiz bir eser olarak ortaya çıkar.

Basın

Basında çıkan haberler…

İletişim

+90 537 632 92 92

Özel Kitaplarınızın ve Yazma Eserlerinizin Ciltlenmesi İçin İletişime Geçebilirsiniz.
Adres: Kızılay- Bayındır 1 Sokak, Adilhan Çarşısı, No:40 Çankaya/Ankara